2026 FIFA Dünya Kupası’nda Hollanda ile İsveç arasında oynanan karşılaşma, sadece grup aşamasındaki üç puan mücadelesinden çok daha fazlasını temsil ediyordu. Liverpool merkezli futbol sitesi The Liverpool Offside, bu maçı “LFC ağırlıklı” olarak nitelendirerek kapsamlı bir şekilde ele aldı; zira Hollanda kadrosunda Liverpool’un yıldızlarından Cody Gakpo forma giyiyordu. Ancak sitenin maça yaklaşımı, sıradan bir milli maç takibinin çok ötesindeydi. The Liverpool Offside, aynı günlerde yayımladığı “FIFA Dünya Kupası’nı İzlemiyorum (Siz de İzlememelisiniz)” başlıklı makalesiyle futbol dünyasında tartışma yaratan bir pozisyon aldı.
Maçın başlangıç kadroları açıklandığında, Memphis Depay’ın Hollanda’nın ilk 11’inde yer almadığı görüldü. Barcelona’dan Liverpool’a transfer olan Gakpo ise Ronald Koeman’ın sisteminde önemli bir rol üstleniyordu. İsveç karşısında Hollanda’nın dominant bir oyun sergilemesi, teknik heyetin tercihlerinin haklı çıktığını gösterdi. The Liverpool Offside’ın editörleri, bu tür oyuncu tercihlerini ve turnuva dinamiklerini değerlendirirken, asıl meselenin maçın kendisi olmadığını vurguladı.
Türkiye açısından bakıldığında, 2026 Dünya Kupası’na katılım mümkün olmadı. Ay-yıldızlılar, elemelerde İtalya’ya elenerek turnuvaya veda etti ve bu durum Türk futbolseverleri izleyici konumuna düşürdü. A Spor, Fanatik ve NTV Spor gibi Türk spor medyası, milli takımın yokluğuna rağmen Dünya Kupası’na geniş yer ayırmaya devam etti; zira Süper Lig’de forma giyen yabancı oyuncuların performansları ve Avrupa’daki Türk asıllı futbolcular takip ediliyor. Türk taraftarları, kendi takımlarının turnuvada olmamasına rağmen, futbola olan tutkularını sürdürüyor.
The Liverpool Offside’ın eleştirel duruşu, son yıllarda sosyal medyada ve bağımsız futbol platformlarında artan bir akımın parçası. Site, 2026 Dünya Kupası tahminlerini de yayımladı, ancak bu tahminlerin yanı sıra turnuvanın organizasyonel yapısına, FIFA’nın karar alma süreçlerine ve ekonomik çıkarların spora etkisine dair sorgulayıcı bir dil kullandı. Eleştiriler arasında 48 takıma genişletilen turnuva formatının kaliteyi düşürdüğü, ev sahibi ülke seçimlerindeki şeffaflık sorunları ve oyuncuların aşırı yoğun fikstür nedeniyle yaşadığı sakatlıklar ön plana çıkıyor.
Netherlands vs Sweden karşılaşması bağlamında, bu eleştiriler ironik bir şekilde dikkat çekti. Zira maçta Liverpool oyuncularının yanı sıra, İsveç’te Hammarby forması giyen Türk asıllı oyuncu Erdal Rakip gibi isimler de takip ediliyordu. Rakip, İsveç milli takımının bir parçası olmasa da, Türk futbolseverlerin takip ettiği liglerde oynayan oyuncular aracılığıyla turnuvaya bağlılık sürüyor. Bu durum, Türk izleyicisinin Dünya Kupası’na yaklaşımını da yansıtıyor: milli takım yok, ancak bağ tamamen kopuk değil.
FIFA’nın 2026 turnuvası için ABD, Kanada ve Meksika’yı ev sahibi olarak seçmesi, üç ülke genelinde gerçekleşecek organizasyonun lojistik zorluklarını da gündeme getirdi. Uçuş süreleri, zaman dilimi farkları ve seyirci kapasiteleri gibi konular, turnuvanın prestijini sorgulatan faktörler arasında yer alıyor. The Liverpool Offside gibi platformlar, bu sorunları gündeme taşıyarak taraftarları boykota davet etti; ancak Liverpool gibi kulüplerin oyuncularının sahada olduğu gerçeği, paradoks oluşturuyor.
Gelecek perspektifinden bakıldığında, 2026 Dünya Kupası’nın futboldaki dönüşümün son halkası olup olmayacağı belirsiz. Katılımcı sayısının artması, grup aşamalarında daha fazla anlamsız maça y