FIFA’nin resmi teslim tarihi olan 8 Haziran’a kadar tüm millî takımlar kadrolarını tamamladı. 2026 Dünya Kupası’nda mücadele edecek 48 ülkenin tamamı, teknik direktörlerin haftalarca süren değerlendirmelerinin ardından son 23 kişilik listelerini resmi olarak açıkladı. Bu süreç, sadece oyuncu seçimi değil, aynı zamanda her ülkenin futbol politikasını, yetenek havuzunu ve uluslararası arenadaki rekabet gücünü gözler önüne seriyor.
Türkiye’nin millî takımında ise millî olmayan bir gelenek: Yabancı doğumlu oyuncuların sayısı giderek artıyor. A Milli Takım’ın son kadrosunda, farklı ülkelerde doğan veya çifte vatandaşlık taşıyan en az dört oyuncu bulunuyor. Fanatik gazetesinin analizine göre, bu oran son on yılda yüzde 35’ten yüzde 52’ye yükseldi. NTV Spor’un değerlendirmesinde ise “Vatandaşlık yoluyla güçlenen kadro” başlığı dikkat çekti.
Uluslararası arenada yabancı doğumlu oyuncu sayısı açısından en dikkat çekici takımlar Fransa, Belçika ve Cezayir. Fransa millî takımı, Afrika kökenli oyuncularıyla tanınıyor; kadrosundaki oyuncuların yüzde 65’i Fransa dışında doğmuş durumda. Belçika ise komşu ülkelerden yetenek transferiyle güçlü bir kadro oluşturdu. Bu fenomen, FIFA’nın 2009’da oyuncu uygunluk kurallarını serbestleştirmesiyle ivme kazandı.
Kadroların kesinleşmesi, bahis dünyasında çeyrek final tahminlerini de şekillendirdi. FOX Sports’ın analizine göre, Brezilya ve Almanya en güçlü adaylar olarak öne çıkıyor. Ancak Arjantin ve Fransa, son şampiyonluklarıyla mental üstünlüklerini koruyor. Sürpriz adayları arasında ise Japonya, Fas ve Sırbistan gösteriliyor. Bu takımlar, kadro derinliği ve genç oyuncu potansiyeliyle dikkat çekiyor.
A Spor’un canlı yayın programında uzmanlar, Türk oyuncularının kulüp performanslarını masaya yatırdı. Özellikle İngiltere Premier Lig’de forma giyen Hakan Çalhanoğlu’nun sakatlık durumu ve Bundesliga’da parlayan Kenan Yıldız’ın kadroya dahil edilip edilmeyeceği tartışıldı. Kenan Yıldız, Juventus formasıyla gösterdiği performansla millî takım kapısını sonuna kadar zorladı. Teknik direktör Vincenzo Montella’nın bu kararı, İtalyan basınında da geniş yer buldu.
Tarihsel perspektiften bakıldığında, Dünya Kupası kadro yapıları büyük değişimlerden geçti. 1974’e kadar takımlar 22 kişilik kadrolarla mücadele ediyordu. 1998’den itibaren 23 kişilik liste standart hale geldi. 2026’da ise FIFA’nın yeni kararıyla kadro genişliği 26’ya çıkarıldı. Bu değişiklik, takımlara daha fazla taktik esneklik ve sakatlık durumlarında manevra alanı tanıyor.
Dünya Kupası tarihinde en başarılı kadro dönüşümü örneklerinden biri Almanya’nın 2014’teki zaferi. Joachim Löw, genç oyunculara güvenerek kadroyu yeniden yapılandırmış ve kupayı kazanmıştı. Brezilya ise 2022’de yaşanan hayal kırıklığının ardından bu turnuva için köklü bir değişime gitti. Yeni nesil oyuncular, Neymar’ın yokluğunda takımın yükünü çekmeye hazırlanıyor.
Türkiye açısından turnuva öncesi atmosfer heyecan verici. Türk futbolseverler, 2002’deki tarihî üçüncülük hatırasını yaşatmak istiyor. Kadroda yer alan genç oyuncular, bu hedefe ulaşmak için tarihî bir fırsat yakaladı. Turnuvanın başlamasına sayılı günler kala, tüm gözler Dünya Kupası’nın ev sahibi ABD, Kanada ve Meksika’ya çevrildi. Bu üç ülke, ilk kez ortaklaşa düzenlenen turnuvada tarih yazmayı hedefliyor.
Kadroların kesinleşmesiyle birlikte, artık gerçek saha mücadelesi başlıyor. İlk maçlar 11 Haziran’da oynanacak. Türk millî takımının açılış maçı, 13 Haziran’da gerçekleşecek. A Spor ve Fanatik, turnuva boyunca 7/24 yayın ve güncel haberlerle Türk taraftarlarını bilgilendirmeye devam edecek. Dünya Kupası’nın yeni formatı, 48 takımla play-off aşamasıyla birlikte heyecanı artırıyor. Tahminler ve istatistikler bir yana, futbolda sürprizler her zaman kaçınılmaz.