Mısır’ın tarih yazdığı 11. gün, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda unutulmaz anlara sahne oldu. Afrika’nın köklü futbol ülkelerinden biri olan Mısır, turnuva tarihinde ilk kez galibiyetle tanışırken, Cape Verde’nin Uruguay karşısındaki olağanüstü performansı ve İspanya’nın gol şovu gündemi belirledi.
Mısır’ın bu tarihi galibiyeti, Kırmızı Şeytanlar’ın yıllar süren Dünya Kupası hasretinin sona erdiği anı işaret ediyor. 1934’ten bu yana üç kez Dünya Kupası’nda boy gösteren Mısır, daha önce 1990 ve 2018’de gruplarda elenmişti. Mohamed Salah’ın önderliğindeki milli takım, bu turnuvada aldığı galibiyetle sadece turnuva tarihine geçmekle kalmadı, aynı zamanda Afrikalı takımların gücünü bir kez daha dünyaya gösterdi. Mısır Futbol Federasyonu’nun son yıllarda altyapıya yaptığı yatırımlar, bu başarının temellerini attı. A Spor’un canlı yayınlarında uzman yorumcular bu galibiyeti “Afrika futbolunun rönesansı” olarak değerlendirirken, Fanatik gazetesi manşetlerinde Salah’ın tarih yazdığını vurguladı.
Kape Verde ve Uruguay arasındaki karşılaşma, turnuvanın en heyecan verici maçlarından birine imza attı. Normal sezonu 2-2 berabere tamamlayan “Mavi Köpekbalıkları”, son beş Dünya Kupası maçında dördüncü beraberliğini aldı. Uruguay’ın süper yıldızı Darwin Nunez’in 67. dakikada attığı gol ev sahibini öne geçirse de, Kape Verde’nin karakterli oyunu tarihi bir sonuçla sonuçlandı. NTV Spor’un canlı anlatımında “Küçük ada ülkesinin büyük kalbi” başlığı atılırken, millî takım taraftarları sosyal medyada kutlamalara hız verdi. Uruguay’ın 12. dakikada bulduğu erken gol, maçın tempo belirleyicisi oldu, ancak Kape Verde’nin mücadele azmi tüm dünyada hayranlık uyandırdı.
Belçika ve İran arasındaki mücadele, gole dayalı bir savaştan ziyade taktiksel bir satranç oyununa dönüştü. Her iki takım da savunma disiplininden taviz vermezken, kaleciler kritik anlarda gole izin vermedi. İran’ın turnuvadaki ikinci beraberliği olan bu sonuç, Asya temsilcisinin grup aşamasındaki iddiasını sürdürmesini sağladı. Belçika’nın deneyimli kadrosu, İran’ın genç ve dinamik oyuncularına karşı üstünlük kurmakta zorlandı. Fanatik’in istatistik analizinde her iki takımın da %52 pas başarısı oranı, mücadelenin ne kadar dengeli geçtiğini gözler önüne serdi.
İspanya’nın Suudi Arabistan karşısındaki performansı, La Furia Roja’nın şampiyonluk adaylığını perçinledi. Takım, maç boyunca %73 topa sahip olma oranıyla rakibini tamamen kontrol altına aldı. Genç yıldız Pedri’nin 23. dakikada attığı harika gol, İspanya’nın hücum gücünün sadece bir örneğiydi. Suudi Arabistan’ın direnci 68. dakikada kırıldı ve İspanya art arda üç gol daha bularak farkı açtı. A Spor’un teknik analizinde, İspanya’nın bu turnuvadaki en golcü takım olduğu ve grup aşamasında 11 gol attığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Körfez Kupası şampiyonu olarak geldiği turnuvada zorlanması, Asya futbolundaki rekabetin arttığını gösteriyor.
Sonuçlar açısından 11. gün, gruplarda kımıldanmanın yaşandığı kritik bir dönemeç oldu. Mısır’ın tarihi galibiyeti, Afrika kıtasının Dünya Kupası’ndaki temsil gücünü artırırken; Kape Verde’nin Uruguay ile berabere kalması, geleneksel futbol güçlerinin artık küçük takımları hafife alamayacağının kanıtıydı. İran’ın Belçika ile berabere kalması, Asya takımlarının Avrupa devlerine karşı oynayış tarzını yeniden tanımladı. İspanya’nın dominant performansı ise Avrupa devinin üst üste ikinci galibiyetini almasını sağlarken, teknik direktör Luis Enrique’nin genç kadroyla oluşturduğu sistem tam randımanla işliyor.
Dünya Kupası’nın ikinci haftasına girilirken, gruplardaki dengeler hızla değişiyor. Mısır’ın galibiyeti, grup çıkış şanslarını artırırken; Kape Verde’nin puanı, Uruguay’ın liderlik hesaplarını zora soktu. İran’ın puanı, Asya’dan gelen takımların turnuvada ayakta kalma mücadelesini sürdürdüğünü gösterdi. İspanya ise namağlup olarak yoluna devam ederken, tarihinin dördüncü Dünya Kupası şampiyonluğu hedefinde kritik bir viraja yaklaşıyor.